26 Şubat 2009 Perşembe
Hiçkimse
Gezegenler ve yıldızlara dair astronomik olaylara eğilip sırlarından ben de haberdar olmak istiyorum.the man who sold the world eşliğinde gezegenlerin üstünde zıplayıp bazen kendimi boşluğa bırakıp öylece süzüldüğüm bir filmin içinde olmak istiyorum.Ama yok bu gerçek olsun.Var olan benin altında var olmayanı bulmak istiyorum ama zaten o var değilse onu nasıl bulabileceksin diye soracaksınız.Var olmayanları var sanıp onların üstüne kafa patlatıp meselemiz edenler de biz değil miyiz kısacası bu dediğimi şu an kavramakta zorlanmamanız gerek.peki ne olacak onları bulunca? aslında onları bulmakta istemiyorum sadece bulmaya yaklaşmak… yani sonsuza dek sürsün yavaş yavaş.bu aralar nedense her şey yavaş olsun istiyorum yavaşça yapılan zamana yayılarak onun endişesini taşımadan yapılan şeylerden hoşlanıyorum bazen de hiçbir şey yapmamaktan öylece uzanmaktan.Genelde hareketten, efor sarf etmekten hoşlanırken şimdi sessizce durmayı ve 10 metrekare dışına çıkmamayı istiyorum ama eminim bu dönem de geçici, alter egomla konuşamıyorum artık, biyolojik saatim, reflekslerim hiçbiri şu an eskisi gibi değil.Önceden hareket vardı şimdi geriye tahayyülü kaldı.Sanki hasta yatağında zorla usul usul soluk alan herkesin ölümünü beklediği kendi bilincinde yaşayan hasta bir insan gibiyim.Ama tonlarca karaktere sahibim.İçimde biri şimdikini alt edip beni günlerce, aylarca yoracak, beni, bütün enerjimi durmaksızın harcayacak.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

insan bazen ne kadar çok bazen ne kadar az?bazen tüm dünyayla bir hissetiğin,bütünleştiğin o üst benlik hali,bazen içinde yaşattığın alt benliğine sıkışıp kalmak,kendinden başkası olamamak,bilincinin sınırlarının içinde hapsolduğun ve bilncinin izin verdiği ölçüde dünyayı anladığın gerçeğiyle yüzleşmek...
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil"ölümünü beklediği kendi bilincinde yaşayan hasta bir insan gibiyim" bilmem neden bu söz beni hep korkutuyor...
YanıtlaSilÖlümü kimi zaman haddinden fazla arzulamak...
Vakit geldiğinde korkmak, pişman olmak...
Ne büyük bir paradokss..
orada yaşadığına dair belirtiler dış dünya tarafından sadece soluk almak olarak nitelendirilebilecek bir insanın aslında zihin sel yoğunluğundan, canlılığından bahsetmiştim virgül kullanmadaki acizliğim yanlış anlaşılmalara yol açmış sanırım affola:)
YanıtlaSil(yani herkesin ölümünü beklediği...olarak bakmak gerek ölümünü bekleyen biri olarak değil)